Sosyal medya sitelerinin, Facebook ve Twitter’ın ilk hallerini hatırlıyor musunuz? Peki, kullanıma ilk başladıkları günden bu güne kadar kaç kere güncellendi, nasıl değişiklikler geldi fark edebildiniz mi? Fark etseniz de, etmeseniz de her gün sıklıkla kullandığımız ve fazlaca vakit geçirdiğimiz sosyal medya siteleri, ilk kullanıma başladıkları günden bugüne birçok değişiklik geçirdi. Bu evrim sürecinde dünyanın en çok kullanılan sosyal medya platformu olmayı başarırken, yok olup gidenler de var. Instagram bu ağlar arasında en yenilerinden birisi. Henüz Facebook tarafından satın alınmadan önce, Twitter ve Facebook arasında kimin alacağı konusunda gerginlik de yaşanmıştı. Satın alma gerçekleştikten sonra Twitter bir süre Instagram erişimi ve kullanıcıların Instagram üzerinden tweet atmaları engellenmişti. O zamandan bu zamanda bu aradaki gerginlik yumuşamış olacak ki, böyle tartışmalar meydana gelmiyor bile. Tartışmalar yerine günümüzde

Devamı...

Son günlerde sosyal medyada, birbirine farklı bir şekilde meydan okuyan kişileri görmüşsünüzdür. Bu kişiler önce bir kişiye meydan okuyor ve sonra kafasından bir kova buzlu su boşaltıyor. Peki, neden? “Kafanızdan bir kova buzlu su mu dökersiniz, yoksa ALS hastaları için 100 dolar bağış yapmak mı?” sloganı ile sosyal medyada dikkat çekilen ALS hastalığı biraz amacından çıkmaya başladı. Nedir bu ALS hastalığı, diye merak edenlerimiz ve daha önceden adını hiç duyanlarımız elbette var. Hemen açıklayalım: “ALS hastalığı, tam adıyla Amyotrofik lateral skleroz, motor nöron hastalığı olarak bilinir ve merkezi sinir sisteminde, omurilik ve beyin sapı denilen bölgede motor sinir hücrelerinin kaybından ileri gelen bir hastalıktır.” Motor sinir hücrelerinden meydana gelen bu kayıp, kaslarda güçsüzlüğe ve erimeye yol açıyor. Erken veya geç hareketin birinci nöronu da bozulur.

Devamı...

Yaşamak için tercih ettiğimiz şehri birçok açıdan değerlendirirken, aynı zamanda refah seviyesine, huzurlu olup olmadığına ve zaten yaşayan insanların buradan memnun olup olmadığına da bakarız. Bir güzel hayat sürebilmek için yaşanan ülkenin, şehrin, mahallenin ve sokağın huzurlu, mutlu ve iyi ilişkileri barındıran bir yer olması gerekiyor. Elbette bu durum, ülke ekonomisine, yönetimine, insanların kültür seviyelerine, okur – yazarlık oranlarına, kişi başı gelire göre değişiklik gösteriyor. Ekonomi ve Barış Enstitüsü (IEP) tarafından dünyanın en huzurlu ülkeleri araştırılmış ve 162 ülke arasında yapılan sıralamaya göre en huzurlu ülkeler belirlenmiş. Bu yıl 8. kez yapılan sıralama, sosyal güvenlik, iç ve dış çatışmalar, şiddet oranları kriter olarak belirlenmiş. Ölçü olarak ise Küresel Barış Endeksi (GPI) kullanılmış ve ülke puanı ile huzur seviyesi arasında ters bir ilişki bulunduğu ortaya çıkmış.

Devamı...

Çeşitli bilim dallarında ve özellikle mimari, sanatsal alanlarda kullanılan, doğada bulunan her şeyin bir düzen, uyum içerisinde oluştuğuna inanan bir kavram olarak altın oranı tanımlayabiliriz. İlk defa Mısır ve Yunanlar tarafından mimari yapılarda, heykellerde kullanılan altın oran, doğa da birçok madde üzerinde bulunabilir. Temel olarak bölünen bir bütünün yan yana getirilen iki parçasının, diğer iki büyük parçayı oluşturması prensibine dayanır. Sayısal değeri ise 1,618′dir. İlk olarak kimin, nasıl ve ne zaman bulduğu bilinmese de, en ünlü eser Leonardo da Vinci’nin 1492 yılında bitirdiği insan vücudunun altın oranını gösteren Vitrivius Adamı çalışmasıdır. Bu çalışmayı hemen hepimiz biliyoruz. Leonardo da Vinci bu çalışmasına İnsanın Oranları adını vermiştir ve insan ile doğanın arasındaki uyumu keşfetmeye çalışan bir eserdir. Leonardo da Vinci’nin yanı sıra İtalyan matematikçi Fibonacci de altın

Devamı...

Yatırım yapmak hayatımızın her evresinde biz insanlar için en iyi finans aktivitelerinden birisidir. Para biriktirmek, bu parayı değerlendirmek kesinlikle maddi sıkıntılar yaşamamak, paranızın kıymetini bilmek için gerekli. Günümüzde yükselen yaşam standartları, orta kesim diye nitelendirilen kesimin büyük sıkıntılar çekmesine neden olabiliyor. Bu nedenle de para yönetiminin sağlanması, geleceğe yatırım yapılması, bu maddi sıkıntıları önleyecek bir faaliyettir. Günümüzde internet üzerinden yapılan yatırım yöntemleri ile birlikte eskiye göre daha kolay yatırım yapılabildiğini bize kanıtlıyor

Devamı...

İnternette gezerken bir iki fotoğrafa denk geldim ve bu görsellerden yola çıkarak GuncelMakaleler.com’a hayat ve bize getirdiği zorluklar hakkında yazmak istedim. Hayat birçoğumuza zaman zaman kötü yönlerini gösteriyor. Kimimiz bunlara isyan ederken, kimimiz dirayet ediyoruz. Az da olsa bir kısmımızda hayattan kötülükte gelse, felakette gelse eğleniyor! Evet yanlış duymadınız, hayattan gelen her şeyle eğlenmeyi başaran insanlar var. Biz bunlara pozitif insanlar diyoruz. Ancak bu pozitiflik nasıl bir şey? Nasıl oluyor da insan kendi başına kötü bir şey geldiğinde eğlenebilir? Veya her konuda pozitif olmak doğru mudur? İşte kişinin asıl düşünmesi gereken sorular bunlar bence. Örneğin aşağıdaki resmi ele alalım; Evet şehirde bir sel felaketi olmuş. Adı bile ürkütücü değil mi? FELAKET! Büyük ihtimalle şehirdeki herkes evlerine kapanmış başlarına gelen bu felaketten bir an önce nasıl

Devamı...

Dansın tedavi edici özelliği olduğunu bilmiyor veya kabul etmiyorsanız, belki bu yazı ile görüşleriniz biraz olsun değişebilir. Dans etmek hem beden hem de ruh sağlığınız adına birçok faydası olan bir aktivitedir. Elbette bunu bir yaşam tarzı olarak seçmeyebilirsiniz. Ama sosyal bir aktivite olarak dans etmek kişisel gelişiminiz adına da faydalı olacaktır. Ayrıca kısa sürede sonuçlarını göreceğinizi de belirtmek istiyorum. Dünya üzerinden binlerce tarzda dans olduğunu tahmin edebilirsiniz. Her milletin kendine ait dansı olduğu gibi dünya çapında kabul gören birçok dans türü de bulunmakta. Örneğin, Kübalı salsa, Arjantinli Tango, Riolu Samba gibi…

Devamı...

2013 sonuna kısa bir gidiş yapacak olursak hatırlayacağınız gibi altın dibe vurmuş, dolar muazzam artmış ve borsa neredeyse çöküş durumuna gelmişti. Kimsenin ne yapacağını bilmediği bu günlerde, yatırım uzmanlarının birleştiği tek bir nokta vardı, o da gayrimenkul yatırımları. Peki aradan geçen 5 ay ev fiyatlarında neler getirdi, ülkemizde gayrimenkul fiyatları artmaya devam eder mi? Şimdi gelin bu sorulara beraber cevap vermeye çalışalım. Türkiye Geneli Emlak Endekslerine Genel Bakış Mart 2014 için Ev Fiyatları incelendiğinde 2013 senesinin Aralık ayına göre Türkiye genelinde %22’lik bir artış olduğu gözlemlenmekte. Emlak endeksleri için geçmiş 5 aylık periyotlar incelendiğinde fiyat artış oranlarının %10 – %15 seviyelerinde seyir ettiğini görüyoruz. Yani 2014 senesi emlak yatırımcıları için oldukça karlı bir yıl oldu diyebiliriz. Yine Mart 2014 verileri incelendiğinde Türkiye genelinde satılık konutların

Devamı...

Borsa denildiği zaman hemen hepinizin “aman abi uzak dur!”, “şu kağıt kesin kazanacak”, “bu kağıda oynadım ve kazandım” veya “borsa düştü – yükseldi” şeklinde sözler aklınıza geliyor. Genel olarak borsaya giren kişilerin büyük kayıp yaşadıklarından bahsedilir veya çok fazla kazanç elde ettiklerinden. Ama bu ikisinin arasından hiç bahsedilmez ve aslında normal olan bu iki zıt kavram arasıdır. Borsanın en kısa tanımı; ticarete konu olan kıymetli evrak ve malların alım – satım işlemlerinin yapıldığı kurumsal piyasa şeklinde yapılmaktadır. Borsanın kurumsal bir özelliğe sahip olmasının nedeni her borsanın kendine özgü özelliklerinin ve kurallarının olmasından kaynaklanmaktadır. Ticari evrak ve malların alım – satım işlemlerinin yapıldığı yerler olduğu için de piyasa denilmektedir

Devamı...

Farketmişsinizdir, etrafta “ben yaparım, ben başarırım.” diye dolanan insanlar bir hayli çok. Onlar kendine güvenedursun, peki siz nasılsınız? Başarabileceğiniz konularda bile bir şüpheniz mi oluyor? Yoksa etrafınızdaki insanlara karşı oluşturmanız gereken o kendine güveni oluşturamıyor musunuz? Evetleri duyar gibiyim. Kendine güvenmek nasıl zorlu bir işse bu kendine güveni dışarı yansıtmak da işte o kadar zorlu bir iş. Bunu başarabilmek için öncelikle neden kendine güvenen bir imaj çizmek istediğinizi açıklığa kavuşturmanız gerekiyor. İnsanlar çekingen, güvensiz ve başarısızlığa yatkın insanları dikkate almama konusunda eğilimlidirler. Yani böyle bir imaj çizdiyseniz onları herhangi bir konuda ikna etmeniz de zorlaşacaktır. Yapılan çoğu araştırma da gösteriyor ki insanlar kendine güvenen kişilere daha çok saygı duyuyorlar. Fikirlerini sonuna kadar savunan bu insanları eleştirme oranı da bir hayli düşük. Dolayısıyla bu kişilerin ilişkileri

Devamı...