Teknolojiyi; insanın ilk varoluşundan bu yana, ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kullandığı aletler ve bilgiler olarak, en kısa şekilde tanımlamak mümkün. 18. yüzyılın ikinci yarısında, insan gücü yerine geçecek buharlı makinelerin icat edilmesi, üretilmesi ve kullanımının yaygınlaşmasını içeren döneme sanayi devrimi denmektedir. İçinde bulunduğumuz 21. yüzyılın başları içinse, teknoloji devrimi denebilir. Başlangıçta barınma ve beslenme gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak, hayatta kalabilmek, insanoğlu için yeterliydi. Ancak yapısı gereği, bir ihtiyacı karşılandığında, daha az hayati olan diğer ihtiyacının karşılanması peşine düşen insanın, ihtiyaçları artmaya devam etti. Sonsuz gibi görünen ihtiyaçları karşılamak için yeni makineler, yeni teknolojiler üretti insan. Ürettiği bu teknoloji; işlemek için hammaddeyi yeryüzünden koparıp aldı. Hep daha fazlasını üretmeye ihtiyaç duydu insan, nüfus arttıkça, daha fazla hammaddeye ihtiyaç duyuldu. Teknolojinin Zararları Nedir? İktisat biliminin çıkış noktası; ihtiyaçların

Devamı...

“Sosyal Medya” kavramının bundan 10-15 yıl önce “Medya” kavramı ile karşılaştırılması oldukça zordu. Bloglar, mikro-bloglar, forumlar, haber paylaşım siteleri, sosyal paylaşım siteleri gibi unsurlar ile günlük yaşantı içerisinde büyük yer tutan ve önem arz eden sosyal medya, doğru kullanılması halinde; iletişim, bilgi paylaşımı, kişisel gelişim gibi konularda, olmazsa olmaz hale gelmiştir. Bireysel kullanımda olduğu kadar, ticari kullanımda da hak ettiği değeri görmektedir sosyal medya. Ancak ne acıdır ki kişisel haklara ve özgürlüklere saldırı, haksız rekabet, cinsel taciz gibi görülmek istenmeyen durumlar da yine sosyal medya aracılığı ile had safhaya ulaşmıştır. Sosyal medyayı sadece kullanmak değil, doğru ve gerektiği şekilde kullanmak, yaşanması hiç de arzu edilmeyen durumları engellemek adına son derece gereklidir. Eğer sizde sosyal medyayı kullanırken, yalnızca tanıdığınız kişilerle iletişimde olur ve bilgilerinizi gizli yaparsanız,

Devamı...

İlk bakışta çocuklu ve kalabalık aileler için cazip gelen yalnız yaşam, aslında birçok zorluğu içinde barındırır. Evde yalnız olmak, hiçbir sorumluluk ve iş düzeni gerektirmeyecek, istenilen saatte yatmak, istenilen saatte kalkmak, yemek saatleri serbest olacaktır. Kısaca özgür yaşamı ifade eder. Yıllardır Avrupa ülkelerinde yalnız yaşam tercih edilmiş, yalnız yaşayanlar için siteler kurulmuştur. Son yıllarda ülkemizdeki büyük şehirlerde de moda olmaya başlamıştır. İlk başlarda her birey için cazip gelen, sadece kendine odaklı yaşamak, bir süre sonra kişinin psikolojisinin bozulmasına sebep olmaktadır. Hiç kimseye karşı sorumluluk hissetmeme anlamına gelen ve eve saat kaçta girildiği, kaçta çıkıldığı, düzenli bir yemek saatinin olmayışı, evdeki düzenin önemsizliği, özellikle gençlere çok cazip gelmekte ve bir an önce yalnız yaşayabileceği bir eve çıkma çabası içine girmelerine sebep olmaktadır. Uzun süren yalnız yaşam

Devamı...

Hala gelişmekte olan bir ülkede yaşayan toplum olarak, günlük koşuşturma arasında vaktin nasıl geçtiğini bilemeyiz. Her bireyin kendine ait sorumlulukları ve alışmış olduğu bir hayatı vardır. Alışkanlıklarının kolay kolay dışına çıkamayan ve sadece gerekli olan aktiviteleri yapan bireylerde bir süre sonunda eyvah yaşlanıyorum, ben henüz şunu yapamadım… Gibi şikayetler başlar. Oysa anı yaşamak; yani hep yapılması gerekenlere değil, kendi yapmak istediklerimize zaman ayırmak, mutlu ve dolu dolu yaşamak için gereklidir. Öğrenciyken; eğlenmeye de vakit ayırmak, çalışıyorken; hafta sonlarını değişik aktiviteler ile değerlendirmek, emekli olunca, değişik hobi ve arkadaş grupları edinmek, insanı sosyalleşmeye ve dolu dolu yaşamaya iter. Son yıllarda birçok insan bu konuda bilinçlenmiş ve hayatın sadece çalışmadan, tasarruftan ve çocuklardan ibaret olmadığını anlamıştır. Sizler de vakit henüz geçmeden hayatınıza değişik lezzetler katabilir ve istendiğinde

Devamı...

İnsanların yeme içme ve barınma ihtiyaçlarının yanında, giyinme ihtiyaçları da vardır. Zamanla bu ihtiyaç öncelikle bayanları, farklı olanı giyinmeye itmiştir. Belirli bir akıma göre, benzer ama farklı giysiler de modayı oluşturmuştur. Dünyada 20’li yıllarda başlayan moda akımı, ülkemizde 50’li yıllara dayanmaktadır. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük önderi Mustafa Kemal Atatürk, resmi olarak evlendiği Latife Hanım’ı, birçok konuda Türk kadınına örnek olacak vasıflarda seçmiştir. Latife Hanım; eğitimi, kültürü ve giyimi ile ülkemizdeki kadınlara örnek olacak ve cesaret verecek niteliktedir. O dönemden itibaren ülkemizde, yavaşta olsa bir giyim tarzı oluşmaya başlamıştır. 1950 yılından itibaren ise genç kızlarımız, dünya modasını takip etmeye başlamış ve moda ile ilgili çalışmalar hız kazanmıştır. Son yıllardaysa ülkemizde, dünya çapında tanınmaya başlayan birçok modacı bulunmaktadır. Yabancı ülkelerde dahi kendi modacılarımızın ürünlerini rahatlıkla bulabilecek

Devamı...

Çocukları dünyaya getirmek kadar, onları hayata hazırlamak da önemlidir. Ruh sağlığı yerinde ve özgüveni yüksek çocuklar yetiştirmek için her ailenin yapması gereken bazı ince detaylar vardır. Çocukların aileden ayrı bir birey olduğu ve onların kişiliğinin aileden farklı gelişebileceği hesaba katılmalı, yetiştirirken kişiliğinin oluşması için destek verilmelidir. Bazı çok koruyucu ailelerin çocukları, büyüdüğünde çekingen ve korkak olabilmekte ve aileden bağımsız hareket edememektedir. Belirli bir yaşa kadar çocuğa temel bilgiler verildikten sonra, büyüdüğünde sadece yol gösterici olmak ve öneriler sunmak önemlidir. Sabırla çocukları dinleyerek, ‘’şöyle yapsaydın, olay şu şekilde gelişebilirdi’’ gibi seçenekler sunmak, onları hem kırmayacak hem günlük yaşadıklarını düzenli anlatmasını sağlayacaktır. Çocuğu ile güçlü bağ kuramayan aileler, ergenlik döneminde çok fazla zorlukla karşılaşmakta ve günümüzde çok yaygınlaşan, zararlı alışkanlıklardan çocuğu koruyamamaktadır. 0-3 Yaş Ebeveyn Çocuk İlişkisi

Devamı...

İçinde bulunduğumuz zamana, bilişim çağı deniyor. Teknoloji devrimi yaşanıyor ve tüm insanlık bu devrimden, olumlu ya da olumsuz nasibini alıyor. Türkiye’de, 90′lı yılların sonuna doğru yaygınlaşmaya başlayan internet, bu çağın bize hem ödülü hem de cezası denebilir. Henüz, evlerde PC (Personal Computer) yani şahsi bilgisayar kullanımı yaygınlaşmamışken, bilgisayar oldukça pahalı bir iş aracı olarak görülürken, internet üzerinden karşı cinsle tanışma, sohbet etme, gerçek kimliğini açık etmeden sanal âlemde var olabilme olanakları konuşulmaya başlandı. Birden bire insanlar, taksitle, borç para ile evlere bilgisayar almaya, çok yüksek maliyetle ve ciddi zahmetli bir süreçle, evlerine internet bağlatmaya başladı. Yaygınlaştıkça normalleşen ve fiyatları da düşen kişisel bilgisayarlar, oyun, sohbet, sanal kimlikle var olma, araştırma kolaylığı gibi sebeplerden, sosyal yaşamın vazgeçilmezi oluverdi. Bu varoluşun ardından hem olumlu hem de olumsuz

Devamı...

Origami, zekâ ve sabır gerektiren bir sanat türüdür. Genç, yaşlı, çocuk ayırt etmeden, tüm yaş grupları için uygun düzeylerde yapılabilir. Özel bir mekân gerektirmediğinden, elinize aldığınız bir kâğıt parçası ile hemen başlayabileceğiniz, ulaşması kolay malzemelerle ve bazen çok kısasürelerde yapılabilen bir sanat. Karmaşık yapısından dolayı, zekâ ve el becerisi geliştirdiği düşünüldüğünden, Japonya’da okullarda ders olarak işlenmektedir. Sabırlı olmalı, ellerin kontrollü kullanılmasını ve karmaşık talimatları takip etmeyi öğrettiğinden, eğitimde önemli bir yeri vardır. Ebeveynlerin, çocukları ile kaliteli zaman geçirmek için seçtiği, güzel ve verimli bir faaliyettir çoğu zaman. Japon kültüründe, önemli bir yere sahiptir ve yıllarda içinde, ülkemizde de hak ettiği saygıyı görmeye başlamıştır. Bireysel olarak yapılabildiği gibi, hobi grupları bir araya gelerek, fikir alışverişinde bulunarak ve yaptıklarını sergileyerek, bu güzel sanatı yapmaktadırlar. Origami Nedir? Origami;

Devamı...

Ebru sanatı denildiğinde ilk olarak aklımıza gelen; fırça yardımıyla suya şekil vererek, kağıda aktarım yapılmasıdır. Kısacası, kağıt süsleme sanatıdır. Tarihine bakıldığı zaman net bir tarihi olmamakla birlikte, günümüze kalan eseler; Topkapı Sarayında saklanmaktadır. Bu sanatla uğraşan kişilere ebruzen denir. İnsana huzur veren, renklerin su ile oluşturduğu ahenk insanın ruhunu alıp başka diyarlara götürür. Yaptığınız bir desenin, tekrarlamanız mümkün değildir. En çok kullanılan renk kırmızı, figür ise laledir. Ebru yapımında kullanılan malzemeler ve boyalar doğal olmalıdır. Bu süreçte, ebru yapımından çok ebrunun hazırlanış aşaması çok meşakkatlidir. Bu sanat dalını uygulamanız için gerekli malzemeler nelerdir, ona bakalım: Ebru Yapımında Kullanılan Malzemeler Ebrunun yapılabilmesi için olmazsa olmazı kağıttır. Kağıt seçiminde dikkat etmeniz gereken noktalar; kağıdın emici özelliği sahip ve mat renkli olması gerekir. Genellikle bu işle uğraşanlar 1.

Devamı...

Kendine özgü kuralları ve standartları olan borsalar, yatırım araçlarının alınıp satıldığı kurumsal piyasalardır. Yatırım araçları; bono, tahvil, hisse senedi, döviz ve altın, petrol gibi emtialardan oluşmaktadır. Nasıl ki araba almadan önce piyasa araştırması yapıyorsanız, borsada da öyle yapmanız gerekir. Önce borsayı tanımanız daha sonrasında piyasayı her gün takip etmeniz ve işleyişi hakkında bilgi sahibi olmanız gerekir. Borsada iniş çıkışlar, dalgalanmalar neden meydana geliyor, nelerden etkileniyor bunları bilmeniz gerekir. Borsa Nedir, Ne İşe Yarar? buradan Öğrenebilirsiniz! Birikimleriniz çoğaltmak istiyorsanız, borsa hakkında her şeyi bilmelisiniz, teorik bilgilerinizi pratiğe dönüştürmelisiniz ki buna göre kendinize bir strateji geliştirmelisiniz. Borsa nasıl oynanırdan önce kısaca borsaya nasıl girilir ondan bahsedeyim: Borsaya Nasıl Giriş Yapılır? İlk önce vadesiz bir hesabınız yoksa ilgili bankadan vadesiz hesabınızı açtırmanız gerekiyor. Sonrasında aracı kuruma ihtiyacınız var,

Devamı...