Aşkın Tutkulu Yansıması “Tango”

Aşkın Tutkulu Yansıması “Tango”Tango… Çağrıştırdığı anlamları bir düşünün gözlerinizi kapatıp. Aşk, ihtiras, tutku, umutla karışık bir hüzün, mutluluk arayışı ve kısmen bir kabulleniş, kısmen de bir başkaldırıştır benim için tango. Günümüzde çoğu insan için üst kesimin dansı olarak nitelendirilir. Ne de olsa tango uzun bir eğitim sonrası yapılabilen, zengin kesimin hobisidir gözümüzde.

Kültürümüzde halk oyunlarını düşünürsek ikili böylesine “tutkulu” denilebilecek bir dansa pek de rastlamayız. Aşkın, tutkunun biz de yeşermediğinden değildir. Aşk denilen kavramın kültürden kültüre farklı yansımalarıdır figürlerdeki.

Tarihini bilmeyenlerin bile bir tango gösterisi izlediğinde aynı duygular taşıyacağından eminim. Hani dedim ya “kısmen bir kabulleniş, kısmen bir başkaldırıştır tango” diye. İşte tam da budur tangonun doğuş noktasında taşıdığı duygular. Çok uzaklarda yeni bir şey yaratma ve bu yeninin içinde geçmişin farklılığının tatlı bir hüznü söz konusudur. “Her şey daha güzel olacak” demektir adeta.

Latince dokunmak anlamına gelen “tangere” kelimesinden türetildiğine şaşmamak gerek. Bedenden ruha bir dokunuşun yansıtıldığı tango 1800’lü yıllarda Güney Amerika’ya çeşitli yerlerden göç etmiş insanların yaşam zorluklarının hüznünü taşır.

Her dans gibi duyguların bedene yansımasının yanı sıra bu dansın kabul görmesinde de farklı etmenler söz konusudur. Kadının “kadın” olarak hissedildiği tangoda erkeğin bu cazibeye karşı koyamayışını görürsünüz ve bu da kadının gücünü farketmesini ve sevilesi yönlerinin farkındalığına doğru bir yol alışının hikayesini gözler önüne serer. Tam da hikayenin perde arkası gibi. Göçmenlerin çoğunun erkek oluşu nüfus yönünden kadını değerli kıldı ve değer dokunma hissini de beraberinde getirdi. Cinselliği yaşama isteğinin işçi sınıfındaki yansıması fahişelik sektörünü güçlendirdi ve kadın sayısındaki artış yetersiz kaldı.

Genelevlerdeki kadın sayısının işçi sınıfını tatmin edememesi bu sektördekilerin gözünden kaçmadı ve kadının tıpkı dokunuyormuşçasına hissedilmesi ve yaşanması için dans mükemmel bir alternatifti. Böylelikle tango gösteri dünyasına da girdi ve hızla alt kesimden üst tabaka eğlence mekanlarına doğru yol aldı.

20. yüzyılın ilk yarısında Kuzey Amerika’nın seçkin eyaletlerinden Avrupa’ya kadar yayılmış olan tango günümüzde seçkin dans denilince akla gelen ilk danstır ve sanıldığı gibi çift olarak sergilenmesi için o çiftin birlikte çalışması değildir önemli olan. Partneri hissetmektir, partnere dokunuşlarla bir sonraki ana aynı duygularla girmeyi sağlamaktır önemli olan.

Paylaş...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir