Hayat Arşivi

Aşkın Tutkulu Yansıması “Tango”

Tango… Çağrıştırdığı anlamları bir düşünün gözlerinizi kapatıp. Aşk, ihtiras, tutku, umutla karışık bir hüzün, mutluluk arayışı ve kısmen bir kabulleniş, kısmen de bir başkaldırıştır benim için tango. Günümüzde çoğu insan için üst kesimin dansı olarak nitelendirilir. Ne de olsa tango uzun bir eğitim sonrası yapılabilen, zengin kesimin hobisidir gözümüzde. Kültürümüzde halk oyunlarını düşünürsek ikili böylesine

Mutluluk Arayışı

“Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.” Bu cümle Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi kitabının ilk cümlesi. Keskin, düşündürücü değil mi? Evet öyle. Çünkü bizden bir parça var içinde, bir burukluk, bir özlem, belki yaşanılanlara karşı sevinç ya da pişmanlık… Hepimizde bir parça vardır eskiden günümüze gelemeyen, anılara saplanıp kalan. Kimileri gelecek günlere umutla bakıp mutlu günlerin gelecekte

Müziğin Yararları ve Hayatımıza Etkileri

“Müzik ruhun gıdasıdır.” söylemini çoğunuz duymuşsunuzdur. Ruhsal durumumuz ne olursa olsun müzik hayatımızın hep bir köşesinde varlığını sürdürür. Neşeli, üzgün, kırılmış, enerjik, depresif, mutlu, umutlu, korkulu, mutsuz ne olursak olalım o an bize hayat verircesine beynimize işleyen melodilerden kendimizi alamayız. İnsanoğlu anne karnından beri sese duyarlıdır. Araştırmalar anne karnında müzik dinletilen bebeklerde dinletilmeyenlere oranla daha

Hippi Felsefesi

Hippilerin “beat” hareketinden esinlendiğini söyleyebiliriz. 1950’lerde ortaya çıkan beat hareketi savunucularının çoğunluğunu edebi sanatçı çevre oluşturuyordu. Genel olarak kişisel kurtuluşun, arınmışlığın toplumsal sorunlarla ilgilenmemekten, geleneksel yapıya karşı çıkmaktan, özgürlüğün uyuşturucu, caz müzik ve cinselliğin doyasıya yaşanmasıyla ortaya çıkacağın savundular beatnikler. 1960’larda kendilerini göstermeye başlayan hippilerin büyükçoğunluğunu ise ergenlik çağındaki gençler ve genç yetişkinler oluşturuyordu. O

Yaşamak Zor

Yaşamın tanımından mıdır nedir bilmiyorum ama, yaşamak zor bu devirde arkadaş. Geçmiş dönemler ile ilgili bir fikrim yok. Eskiden daha zormuş diyorlar ama ben kendi içinde bulunduğum durumu bilirim başka da bir şey bilmem. Bu çağda hayatta kalmak çok zor diyorum başka da bir şey diyemiyorum. Yaşamaktan kastımın biyolojik faaliyetlerini yerine getirebilmek olarak algılarsanız biraz

Mutluluk Yönlendirdiğin Hayattır

Yaşadıkça yaşlandığımız söylenir. Peki nedir yaşlanmanın birimi? Zaman mı? Yoksa yaşadıklarımız mı? kimileri ruhun yaşlanmayacağına inanır, yaşlananın beden olduğuna ruhun hep genç kaldığına. Oysa herkes için öyle midir? Yaşadıkça ömrümüzü eksiltsek de yaşadıklarımızdan yanımıza çok şey kalıyor şüphesiz. Tecrübelerimiz… Çocukluktaki hayallerimiz yıllar geçtikçe bakıyoruz ki tecrübelerimizle kimi zaman şekillenmiş kimi zaman yok olmuş. Umutlarımız, beklentilerimiz

Nedir bu AŞK dedikleri

“Nasıl kafa sayısı kadar düşünce varsa kalp sayısı kadar da sevgi çeşidi vardır” demiş Tolstoy. Aşk… Belki de insanın en çok anlamlandırmaya çalıştığı soyutluğun en uç kavramı. Tanımına ünlü düşünürlerin, şairlerin, politikacıların, doktorların kısacası bütün insanlığın kafa yorduğu kavram. Aşk üzerine söylenenler gittikçe genişleyedursun ne söyleyen tamamdır aşk bu işte ne de dinleyenler eve işte