Çocuklarda Dikkat Dağınıklığı

Çocuklarda Dikkat DağınıklığıDikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu çağımızın hastalığı olma yolunda hızla ilerliyor. İngilizce kısaltması “ADHD” olan bu rahatsızlık günümüzde 20 çocuktan birinde görülmeye başladı bile. Hastalık olarak nitelendirilemeyecek dikkat dağınıklığı çocuklarda sık görülür. Hastalık düzeyindeki dikkat dağınıklığı çocukların hayatlarındaki birçok aktiviteyi sekteye uğrattığı gibi akademik gelişimlerini de olumsuz etkileyebilir.

Dikkat kısaca duyularımızdan elde ettiğimiz verileri sistemleri bir şekilde organize ederek belli bir şeyin üzerinde yoğunlaşmamızı sağlayabilme yeteneğimizdir. Duyularımızın yeterli düzeyde organize edilemeyişi dikkat dağınıklığını neden olabilir.

Çocuklarda dikkatin sürekli başka yönlere sapmasıyla fark edilmeye başlanan bu rahatsızlıklar, dikkati yoğunlaştıramama, aşırı hareketlilik, ani tepkiler şeklinde kendini gösterebilir. Kendisinden bir şey yapması istendiğinde verilen yönergeleri takip etmez veya etmekte zorlanır. Sınıf içerisinde dikkat dağınıklığı yüzünden odaklanamayan birey sınıf ortamındakilerin odaklanmalarını da sekteye uğratabilir. Dikkati toplayamama sınıf içerisinde dolaşma ya da alakasız şeylerle ilgilenmeye yol açacağından sınıfın ikliminde olumsuzluklara neden olacaktır.
Dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu olan çocukların bu rahatsızlığından bilişsel, zihinsel, sosyal, akademik gelişimlerinin etkilenmemesi ya da bu etkilenmenin en aza indirgenmesi için çeşitli önlemler alınmalı. Bu önlemler aile bireylerinden başlayıp okula, çocuğun çevresine doğru genişletilmelidir.

Okul çağına gelmemiş çocuğunuzda bu belirtileri fark ettiyseniz ondan bir şey yapmasını istediğinizde açık, net, anlaşılır, kısa ve öz ifadeler kullanın. Arada sırada meşgul olabileceği aktiviteler yaratın, bu onun için küçük çaplı bir dikkat egzersizi olacaktır. En küçük bir başarısını bile ödüllendirin. Enerjisini atabileceği ortamlara girmesini sağlayın. Bu ortamları seçerken onun ilgi ve isteklerini önemseyin.

Okul çağına geldiğinde bu durumu onun öğretmeniyle paylaşın. Öğretmene olabildiğince yakın oturması ve grup çalışmalarına ağırlık verilmesi onun yararına olacaktır. Okul etkinlikleri için bir not defteri bulundurması ve mümkünse bu not defterini tablolar haline dönüştürmesi öğretmenin verdiği ödev, kendisinin yapmayı uygun gördüğü çalışma ve sosyal etkinlikler bölümüyle düzenli bir şekilde sınıflandırması zamanla onun planlı birine dönüşmesini ve daha az unutkanlık yaşamasına neden olacaktır. Aşırı eleştiri, bağırma, suçlama gibi onurunu zedeleyici şeyler yapmayın. Onda gördüğünüz olumsuz davranışları “ben dili” kullanarak belirtin.

Paylaş...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir