Mutluluk Arayışı

Mutluluk ArayışıHayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.” Bu cümle Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi kitabının ilk cümlesi. Keskin, düşündürücü değil mi? Evet öyle. Çünkü bizden bir parça var içinde, bir burukluk, bir özlem, belki yaşanılanlara karşı sevinç ya da pişmanlık…
Hepimizde bir parça vardır eskiden günümüze gelemeyen, anılara saplanıp kalan. Kimileri gelecek günlere umutla bakıp mutlu günlerin gelecekte saklı olduğunu düşünürken kimimiz bizi saran o geçmiş günlerin özleminden alamayız kendimizi. Geride bıraktığımız sadece zaman değildir. Kendimizden bir parça, çocukluğumuz, gençliğimiz, anılarımızın sayısız kahramanları, sahip olduğumuz maddi manevi her şey bir film karesi gibi aslı durur hafızamızın derinliklerinde.

Mutluluk bize öğretildiğinden beri arzuladığımız amacımız. Tarifi yok, nasıl elde edeceğimiz belirsiz. Kendimizden öte kimin ne kadar elde ettiği de belirsiz. Hatta çoğumuzda olduğu gibi an itibariyle mutluğun neresinde olduğumuz da belirsiz. Mutluluğu ıskaladığımızı söylediğimiz anlara yıllar sonra baktığımızda “mutlu bir anmış” dediğimiz olmuştur.

Mutluluğun bizim için ne ifade ettiğini bilmeden, mutluluğun neresinde olduğumuzu sorgulamadan bir ömür geçiriyoruz. Karmaşanın giderek arttığı çevremizde mutlu olmanın sayısız isteğe bağlandığı da bir gerçek. Maddi manevi isteklerimize sınır koymadan elde ettiklerimize bakmadan hala elimizde olmayana odaklanıp “mutluluk” nerede diye dolanıp durmamıza şaşmamalı.

Yanındakini öldürüp Mars’ta hayat arayan insanoğlunun yanıbaşındaki mutluluğu görememesine de şaşmamalı. Hayallerimiz olmadan bir hiçiz orası doğru. Daha güzeli daha iyiyi isteyip dururken elimizdekinden hoşnut olmamak bütün sorun. İnsanların elde ettiğinin nankörü elde edemediğinin ise edemediğinin delisi olduğunu okumuştum bir yerlerde, sanırım “mutluluk” adına giriştiğimiz eziyetleri düşünürsek ne kadar doğru ve yerinde bir söylem.

Hayatınıza kuş bakışı bakıp sorgularken bir düşünün Adem için mutluluk “yasak elma” mıydı?

Paylaş...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir