Özgürlük Problemi

Özgürlük Problemiİnsan özgür mü? En çok kafamda sorduğum sorulardan birisi bu olmuştur. Yıllarca bu soruya cevap ararken ulaştığım sonuç galiba insanın özgür olmadığı yönünde oldu. Çünkü cevap insanın tanımında gizliydi. İnsan:Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı.” Olarak tanımlanmış Türk Dil Kurumu tarafından. Tanıma baktığımızda “toplum halinde bir kültür çevresinde yaşayan” tanımı insanın özgür olmadığının bir kanıtıdır aslında. Yani bir kültür daha önceki inanış, adet, gelenek ve tüm maddi manevi değerlerinin toplamıdır. Bir toplumda dünyaya gelen canlı o toplumun değer yargılarına ayak uydurmak zorundadır. Görüldüğü gibi zorunluluk vardır. Ayak uyduramaz ise toplumdan dışlanır. Ve hatta ölüm cezasına çarptırılır.

Bugün ise eski çağlardaki katı kuralların var olduğunu görebilmekteyiz. İnsanların düşüncelerinden dolayı öldürüldüklerini ve yargılandıklarını gördükçe insanın özgür olmasının ne kadar zor bir şey olduğunu görmekteyiz. Bu özgürlüğü kısıtlayanlar ise kendisi de özgür olmaya ve o kültürde yetişmiş insanlardır. Bugün gelişmiş ülkelerde ne kadar özgürlük kavramından bahsedilse de iki yüzlülükten başka bir şey görülmeyecektir. İnsanlar özgür oldukları düşüncesiyle uyutulmuşlardır. Biraz aykırı cümleler kurmaya başladıklarında kanunlar ve kurallar devreye girer. Kanunsuz ve kuralsız yaşansın demiyorum tabi ki de. Sadece tespitte bulunuyorum.

Bugün insanın sosyal bir varlık olmasından kaynaklı olarak yaptığı davranışlarının çoğunda özgür olmadığını ve onun için çizilmiş bir hayatın olduğunu görebiliriz. Hepimiz öyle değimliyiz aslında? Doğduk, yetiştirildik belirli kurallara göre, meslek sahibi olduk, evlendik, çocuk sahibi olduk. Sonra çocuklarımızı da öğrendiklerimiz doğrultusunda yetiştirdik, emekli olduk ve huzur içinde öldük. İnsan hayatı işte bundan ibaret! Biçilmiş görevlerin uygulayıcısı olmak insan psikolojisini de etkilemektedir. Nüfusun artması ve şehirlerin kalabalıklaşması psikolojik hastalıkların da artış göstermesine neden olmuştur. Bundan 60 yıl önce sadece 12 tane psikolojik ilaç varken bugün var olan psikolojik ilaç sayısı 120’nin üzerindedir.

Günümüzde sınırsız özgürlük olmadığını herkes bilmektedir. Fakat en son gelinebilecek noktaya kadar insan özgür olmak, kendisini ifade edebilmek ve bir şekilde dilediği hayatı yaşamak istemektedir. Bugün çok basit temel özgürlükler bile engellenmektedir. Her ülkede farklı olan özgürlükler devletlerin politikaları doğrultusunda şekillenmektedir. Devletleri de oluşturan o ülkede yaşayan halktır. Halkın daha özgür ve daha mutlu olabilmesi için gerekli olan ise halkın bilinçli olması ve haklarının savunucusu olması gerekir. Bunun için de eğitim büyük önem taşımaktadır. En özgür diye tabir ettiğimiz ülkelere baktığımızda eğitim seviyelerinin ve kalitelerinin ne kadar üst boyutlarda olduğunu görebiliriz. Bu da en özgür toplum için eğitimi en önemli unsur yapmaktadır.

Paylaş...Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir